@
http://ihsaneliacik.org/kimdir
(buraya yazmışım)
Sevgili Okuyucu,
Ben de İhsan Bey’i TV’de tanıdım, ama sanki yukarıdakilerle aynı programı izlememişiz. İhsan Bey’in Erol Bey’e verdiği cevapları bazen çok güzel, bazen çok yetersiz, bazen de çok saçma buldum.. (kendisi de herhalde benimle aynı fikirdedir..)
İhsan Bey, var olması gereken bir kişi kanaatindeyim, zira bu bakış açısına da ihtiyacımız var. Ama benim gibi eğitimsiz bir adamı bile ikna edebilmekten uzak romantik bir insan olduğu gerçeğini de yadsımayalım. Yazdıklarının bir çoğunun bu romantizmle yazıldığını ve doğru olmadığını da biliyorum.
İhsan Bey’in tek kavgası var!
O da kafirle müşrikle değil, zengin müslümanla.. papağan gibi aynı şeyi anlamadan bilmeden tekrar eden bazı yorumcu kardeşlere söyliyeyim, bu ülkede müslümanlar para kazanmaya yeni başlamadılar, zengin ve cimri anadolu müslümanları ölünce yerlerine geçen oğulları para harcamaya başladılar hepsi bu.. yoksa Tüsiad ve Müsiad’ın listelerine baktığınızda hala aynı adamların zenginleştiklerini görebilirsiniz. ayrıca size ne, siz bu ümmetin muhasebecisi misiniz?
İhsan bey bu yolla zengin olur! ama yorumcular 5 kuruş alamazlar söyliyeyim..
Benim paramla uğraşmayı bıraksınlar bence.. ya adam gibi yollarla para kazanmaya çalışsınlar ya da sui zan ve gıybetten vaz geçip, doğru bildikleriyle vaktin namazını kılarak yaşasınlar. Zira müslüman öyle yapar.. Peygamber (a.s.) devrinde kızıl tüylü deveye binen müslüman bugün de jeepe biner, sence bu yanlışsa sen binme, binene de laf etme, değil mi? zira herkes yanlışında özgür ve Allah’a mes’ul.. sana bana değil..
sevgili okuyucu,
Ben bu kadar serveti diline dolamış insan görmedim. bu neyin hırsıdır, bende de yok ama ben bu kadar almadım dilime.. demek ki nefis terbiyem tutmuş, mutmain olmuşum.. Allah dileyene de nasip etsin.. hem boşuna kalp kırıyor hem de sahabeye dil uzatıyorlar. Bana ne.. layığını bulurlar, kimler bulmadı ki?
Cehaletin bu kadarı ancak eğitimle olur diye boşuna söylememişler..
Neyse ben safımı belli etme ihtiyacı hissettim, İhsan Bey’le olan kişisel meselem onun sahabelere ettiği laf kadardır, başka ne selamım vardır ne sabahım.. Ben bir Hz. Ali taraftarıyım, ama Hz. Osman’a laf edenle aramda sevgiden müteşekkil bir rabıta bulunamaz, bulunmamalı.. Ben birbiriyle savaşan iki sahabeye de yıldız muamelesi yapıyorsam bu sadece haddimi bilmekten ve tarihçilerin yalancı ve politik oluşlarını unutmamamdan kaynaklanıyor..
Nasıl El muhtare varsa(!) belki aşık olduğum, sevilmesi emredilen dördün biri, Eba Zerr de yoktur değil mi? Tarihçilerin uydurmasıdır belki ama onda var olan peygamber hatırası titretir beni, olmuşla olmamışın bir önemi yoktur artık..
Meleklerin hayası da inandırıcı değildir artık ona.. Osman’ı gözüne kestirmişsin bir kere, zaten yılan yavrusu demek adı, vardır bunda bir keramet.. Adam artık başkalarının hatıralarına da bakmaz o başkaları Resulullah da olsa. Onun için ölçü yoktur, bedir, uhud gaziliği, peygamber dostluğu falan filan..
Yalnız sana şunu söyliyeyim, bugün dostum olan kişi yarın yanlışlık yapsa sen de o yanlışlıktan dolayı ona edepsizlik yapsan elimde gücüm olsa ödetirdim sana edepsizliğin bedelini, dostum ne yanlış yaparsa yapsın hala dostumsa, ben bilirim insanların hata yapabilen yaratıklar olduğunu.. dostumu affederken, senin insan olduğunu unutur ve affetmem “bu edepsizliği yapmayacaktın” derim, ödetirken.. Al mesajı sevgili okuyucu. Var böyle bir ihtimal diyorum ben..
Kendilerini büyük zanneden insanlar, aşağılarındaki insancıklarına büyüklüklerini cüretleri ile ispatlarlar. Sen sahabeye dil uzatırsın biz senin cüretine hayran olup müridin oluruz.. Sonra bu da kesmez seni peygambere akıl vermeye kalkarsın biz de sana tapmaya başlarız aşkımızdan, yok aşkımızdan değil, senin cüretinden..
Neyse sevgili okuyucu anladın sen beni.
sevgi ve saygılarımla
13.1.11
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder