13.1.11

oy istediği seçmene hakaret eden adam

@
http://www.bizkackisiyiz.net/kyazilari/231.html
(buraya yazmışım)


herkes profesör olsaydı akparti iktidarda olmazdı demiş yorumcu..

demek ki bütün profesörler başka partiden..
hangi profesörler peki: birbirlerini üniversitedeki makam odalarında kıyasıya dövenler mi, yoksa eşlerinin başlarından aşağı kavanoza koydukları dışkılarını dökenler mi?

yoksa tarihi eser kaçakçısı rektörler mi, ya da kendileri aday olamayınca karılarını aday gösterip seçmenleri tehdit eden, şantaj yapan profesörler mi?

ya da intihal yapan, bu yüzden yurtdışında cezalara çarptırılan ama bu ülkenin yandaş meslektaşları tarafından onore edilmeye devam eden profesörler mi?

dünyada yayınlanan ilk 500 makale içerisinde makalesi olmayan profesörlerimiz mi?

bu profesörlerin tek ortak yanı kemalist ve chpli olmaları, dine düşman olmaları, halktan kopuk olmaları ve de birçoğunun mason olmalarıdır..

tabii ki bu profesörler akpartiye oy vermezler?

ayrıca vermesinler lütfen.. onlar chpye vitrin olmaya devam etsinler..

öğrencisinin sınav kağıdını savcılığa gönderen profesör chpde kalsın.. hatta Allah'a inanmak bilimadamlığına ters düşer diyen, askerle telefonda konuşurken bile hazırola geçtiğini ifade eden Prof. Celal Şengör gibiler de yerlerinde kalsınlar lütfen.. biz onları "uzaktan" seviyoruz..

bu mesafe iyi

Ama isterlerse dağdaki çobanı çağırıp dürüstlük, onur, çalışma azmi, insan, hayvan ve doğa sevgisi, meslek aşkı, ahde vefa, sağlıklı yaşam, felsefe, ahlak ve doğaya uyum konulrında seminer isteyebilirler.

Dağdaki çoban bu arkadaşlara çok yüksek bir tarife çıkarmaz sanırım.

Şu bakış açısı da enteresan olabilir: Keşke herkes dağdaki çoban olsaydı da profesörlerin bir değeri kalsaydı.

sunusy


....devamla

@

odun kömür konusu ise birçok insanı yanıltıyor ya da bu insanlar hazımsızlıklarına soda etkisi oluşturabilme gayreti içerisinde bu yola başvuruyorlar..

uyandıralım arkadaşları:

kimse odun kömüre oyunu satmaz..

CHP bana bir çuval altın da verse, o çuvalı neşeyle alır sandıkta yine bildiğim partiye mührümü basarım..

ama siz insanlarımıza aşağılık muamelesi yapmayı adet haline getirdiniz ya.. Türk'ü aşağılayayım da ne olursa olsun mantığıyla yazıyorsunuz işte..

size bunu siyasetçileriniz öğretiyor.. O ilkesizler oy hakedecek bir iş yapmadıklarından dolayı sandıkları boş kalınca millet bizi odun kömüre sattı diyor..

Doğru olsa bile, ulan, demek ki siz oduna satılacak adamlarsınız, kütük kadar kıymetiniz yok..
bunu hiç düşünmüyorlar..

milleti aşağılayacam derken aslında kendilerini layık oldukları bataklığa gömüveriyorlar..

ne de güzel ediyorlar, hiç değilse bizim elimiz pislenmiyor..

sunusy
@
http://gaykedi.blogspot.com/2007/04/hz.html
(buraya yazmışım)

Merhaba,
Konuyu hafifletmişsiniz, tansiyonu yüksek bir tartışma konusu için pozitif olmuş diyebilirim.

Fikrimi belirtmeden gitmeyeyim.

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar yüzünden din'de alimler çoğalmış. Başörtüsü Azhap ve Nur surelerinde emrediliyor. Bir müslüman için burada tartışma bitiyor. Müslümanlar Allah'ın ayetlerinden işlerine gelmeyeni reddetmezler.

Müslüman olmayanlar ise bu konuda fikir belirtmesinler. Zira bu toplumu değil vicdanları ilgilendiren bir konudur. Benim sizin isteğinize göre yaşam dinimi inkar anlamına gelir. Ben Allah'ın istediği şekilde yaşamaya gayret ediyorum. Siz bunun sınırlarını çizdiğinizde despot oluyorsunuz. dincilerle de aranızda bir fark kalmıyor, siz laikliğe tapıyorsunuz ve değişmez kurallarınız var onlar da Allah'a ve değişmez kuralları var.. işte temelde bir fark yok, işleyiş aynı.

Siz onları eleştirirsiniz onlar da sizi, bu böyle sürüp gider, ama asla birbirinize saygı duymazsınız.

Başörtüsüne karşı olup da müslüman olmak bir ironidir. Bu tıpkı sudan hoşlanmayan bir balık gibidir. Sadece din bilmemenin getirdiği bir cehalet ve İNAT.. ama inatlaştığınıza dikkat edin, emri uygulayana değil o emri koyanla inatlaşıyorsunuz yani Ahzap ve Nur surelerinin sahibi ile.. Derdinizi de ona anlatın, bu emre uyanlara değil.

Hem az kaldı, çok değil bir kaç sene sonra sizi yanına alacak, itiraz dilekçelerinizi orada verirsiniz :) Şimdi lütfen bizi rahatsız etmeyin de birkaç sene inandığımız gibi yaşayıp ölelim.

saygılar sevgiler

sunusy


@
...devamla

Sunusy dedi ki...
Yorumcu Bey'e katılıyorum.
Konu hakkında kaynak istenirken, mevzu bahis din ile alakası olmayan bir zaman dilindeki bir ritüeli ortaya atmak kaynak göstermek demek değildir.

Kaynak göster dediğimiz zaman memleketinizin şirin bir köyündeki bir su kuyusunu göstermeniz ne kadar enteresan bir espri anlayışı ise, muazzez ilmiye çığ'ı İslam dinine referans göstermek de bir o kadar ironiktir.

ana baba dini olarak islamı benimsememiş biri olarak bunu algılayabiliyorum. sizden de algılayabiliyor olmanızı beklemem yanlış olmamalıydı.

Beyler bayanlar, bir dinin 1400 ıldır uygulanan bir kaidesini tartışırken biraz daha ciddiyet lütfen. Yukarıdakilerden bir yorumcu "olmayan cennet" tabirini kullanmış. Şu halde biz bu konuyu müslüman olmayanlarla da tartışıyoruz gibime geliyor ki, herkes kendi dinini bilsin ve tartsın, bilmediği hakkında derin yorumlar yapmakla kırıcı olmaktan kaçınsın.
Etnosentrik olmazsanız beni nasıl anlayacaksınız?

Hem dinimi bilmiyorsunuz, hem de yargılıyorsunuz. Bu bir tezat değil mi? Tartıştığınız argümanı önce bilmeniz gerekmez mi?
Peki nerde kaldı bilmek istemediğiniz bir konuda edep edip susmak?

Sorular çoğaltılabilir.
sevgi ve saygılar
sunusy

2:00 PM
Sunusy dedi ki...
Sayın zihni Bey,
Arkadaşların kafasını bunlarla karıştırmanıza gerek yoktu, kısaca Tevbe suresini okuyun deseniz yeterdi, gerekli sertlik ve tehdit orada var!

Bu sure (Rahman ve Rahim adlarının oluşturacağı merhamet duygusunun bir sınırının olduğunu göstermek için) besmelesiz yazılır ve okunur. Bu surenin sahibi olan Allah'ın Muntakim diye bir ismi vardır (intikam alıcı). Bu da İslam'ın dünyaya şirinlik yaymaya gelmediğini, İslamın bir sevgi kelebeği olmadığını, realitenin bir gün bütün çıplaklığıyla karşımıza dikileceğini gösteriyor.

Allah cehennemin sahibidir. Allah lut kavmine, sodom'a, medyen halkına, ad kavmine bela gönderendir. üzgünüzdür belki ama bu böyledir.

(yahudilerle değil ama)Hıristiyanlarla aramızdaki fark onlara cihat ayetlerinin gelmemiş olması idi. İkinci önemli fark da (iseviliğin değiştirilmesi sonucu) budur: Allah yarattığı kullarını sonsuz ve elemli bir azapla tehdit ediyor.

Bunun için başvurmamız gereken insan hakları mahkemesi öte tarafta olur mu bilmem ama, çok birşey yapabilecekmişiz gibi görünmüyor.

Yani durum ümitsiz, üstad.
Biz Kur'an'ı kabul etsek de etmesek de bu mukaddes ve açık gerçek değişmeyecek.

Hani bir ayette özetle diyor ya: "Ey resulum deki sizin duanız ve ibadetleriniz olmasa rabbim size neden bir kıymet versin" diye, işte durum bu kadar basit aslında, ama biz nedense zorlaştırıyoruz, bu da insanoğlunun rakip tanımadan zafer kazanma hırsı ve inadından kaynaklanıyor herhalde, nefsimiz kendinden daha büyüğünü kabul edip teslim olmakta zorlanıyor; olabilir.. :)

Sevgi ve saygılar

sunusy
2:19 PM

insan tanımaya dair

@
http://ihsaneliacik.org/kimdir
(buraya yazmışım)

Sevgili Okuyucu,

Ben de İhsan Bey’i TV’de tanıdım, ama sanki yukarıdakilerle aynı programı izlememişiz. İhsan Bey’in Erol Bey’e verdiği cevapları bazen çok güzel, bazen çok yetersiz, bazen de çok saçma buldum.. (kendisi de herhalde benimle aynı fikirdedir..)

İhsan Bey, var olması gereken bir kişi kanaatindeyim, zira bu bakış açısına da ihtiyacımız var. Ama benim gibi eğitimsiz bir adamı bile ikna edebilmekten uzak romantik bir insan olduğu gerçeğini de yadsımayalım. Yazdıklarının bir çoğunun bu romantizmle yazıldığını ve doğru olmadığını da biliyorum.

İhsan Bey’in tek kavgası var!
O da kafirle müşrikle değil, zengin müslümanla.. papağan gibi aynı şeyi anlamadan bilmeden tekrar eden bazı yorumcu kardeşlere söyliyeyim, bu ülkede müslümanlar para kazanmaya yeni başlamadılar, zengin ve cimri anadolu müslümanları ölünce yerlerine geçen oğulları para harcamaya başladılar hepsi bu.. yoksa Tüsiad ve Müsiad’ın listelerine baktığınızda hala aynı adamların zenginleştiklerini görebilirsiniz. ayrıca size ne, siz bu ümmetin muhasebecisi misiniz?

İhsan bey bu yolla zengin olur! ama yorumcular 5 kuruş alamazlar söyliyeyim..

Benim paramla uğraşmayı bıraksınlar bence.. ya adam gibi yollarla para kazanmaya çalışsınlar ya da sui zan ve gıybetten vaz geçip, doğru bildikleriyle vaktin namazını kılarak yaşasınlar. Zira müslüman öyle yapar.. Peygamber (a.s.) devrinde kızıl tüylü deveye binen müslüman bugün de jeepe biner, sence bu yanlışsa sen binme, binene de laf etme, değil mi? zira herkes yanlışında özgür ve Allah’a mes’ul.. sana bana değil..

sevgili okuyucu,
Ben bu kadar serveti diline dolamış insan görmedim. bu neyin hırsıdır, bende de yok ama ben bu kadar almadım dilime.. demek ki nefis terbiyem tutmuş, mutmain olmuşum.. Allah dileyene de nasip etsin.. hem boşuna kalp kırıyor hem de sahabeye dil uzatıyorlar. Bana ne.. layığını bulurlar, kimler bulmadı ki?

Cehaletin bu kadarı ancak eğitimle olur diye boşuna söylememişler..

Neyse ben safımı belli etme ihtiyacı hissettim, İhsan Bey’le olan kişisel meselem onun sahabelere ettiği laf kadardır, başka ne selamım vardır ne sabahım.. Ben bir Hz. Ali taraftarıyım, ama Hz. Osman’a laf edenle aramda sevgiden müteşekkil bir rabıta bulunamaz, bulunmamalı.. Ben birbiriyle savaşan iki sahabeye de yıldız muamelesi yapıyorsam bu sadece haddimi bilmekten ve tarihçilerin yalancı ve politik oluşlarını unutmamamdan kaynaklanıyor..

Nasıl El muhtare varsa(!) belki aşık olduğum, sevilmesi emredilen dördün biri, Eba Zerr de yoktur değil mi? Tarihçilerin uydurmasıdır belki ama onda var olan peygamber hatırası titretir beni, olmuşla olmamışın bir önemi yoktur artık..

Meleklerin hayası da inandırıcı değildir artık ona.. Osman’ı gözüne kestirmişsin bir kere, zaten yılan yavrusu demek adı, vardır bunda bir keramet.. Adam artık başkalarının hatıralarına da bakmaz o başkaları Resulullah da olsa. Onun için ölçü yoktur, bedir, uhud gaziliği, peygamber dostluğu falan filan..

Yalnız sana şunu söyliyeyim, bugün dostum olan kişi yarın yanlışlık yapsa sen de o yanlışlıktan dolayı ona edepsizlik yapsan elimde gücüm olsa ödetirdim sana edepsizliğin bedelini, dostum ne yanlış yaparsa yapsın hala dostumsa, ben bilirim insanların hata yapabilen yaratıklar olduğunu.. dostumu affederken, senin insan olduğunu unutur ve affetmem “bu edepsizliği yapmayacaktın” derim, ödetirken.. Al mesajı sevgili okuyucu. Var böyle bir ihtimal diyorum ben..

Kendilerini büyük zanneden insanlar, aşağılarındaki insancıklarına büyüklüklerini cüretleri ile ispatlarlar. Sen sahabeye dil uzatırsın biz senin cüretine hayran olup müridin oluruz.. Sonra bu da kesmez seni peygambere akıl vermeye kalkarsın biz de sana tapmaya başlarız aşkımızdan, yok aşkımızdan değil, senin cüretinden..

Neyse sevgili okuyucu anladın sen beni.
sevgi ve saygılarımla

"sosyalizm ve islam" zorlaması

@http://ihsaneliacik.org/makaleler/islamin-kayip-sehri-el-muhtare.html

Son zamanlarda artan “sosyalist İslam” sempatisine karşı, aşağıdaki bir yorumcuya hitaben, acizane yazıyorum;

“İslam’dan kapitalizm çıkmaz, çıksa çıksa sosyalizm çıkar” sözüne katılmıyorum. Yazar burada “illa birşey çıkarmaya meraklıysanız!..” demek istemiş de olabilir. İslam sosyal, siyasal ve ekonomik alanda ayrı bir etikete ihtiyaç duymaz. İslam her alanda yalnız kendisi ile vardır. İslam’dan sosyalizmi çıkarabildiğiniz kadar kapitalizmi de çıkarırsınız hatta emperyalizmi de, ne az ne eksik.. sadece özelleştirmeler konusunda bile sosyalizmle aramızda dağlar kadar fark var, mesela KİT’lerin vakıf olduklarını hayal etseniz bile aslında değildirler, devlet tasarrufu altındadırlar..

Ekonomide ki İslam prensiplerine de “İslam” denir, “İslam modeli” tabiri bu yüzden vardır, bir şeyin başka bir şeye benzemesi onu o şey yapmaz, “yakın” dahi yapmaz.. şarap da sıvıdır tatlıdır, mayhoştur ama şıra değildir.

İnsan insana nasıl benzerse ideoloji de ideolojiye o kadar benzer, dinler de bunun gibidir. İnsanın refahını ön plana alan her ideolojinin ve ekonomik sistemin birbirine benzemesi kadar doğal bir şey yoktur. Lakin sosyalizm hatta sosyal demokrasi ile İslam’ın benzerliğine nispetle var olan farklılıkları bu ideolojileri İslam’ın zıttı yapar. Halbuki laiklik de birçok açıdan İslam’a benzer!..

Kavram kargaşasına düşmek istemiyorsak bu kavramları birbirlerine benzetmeye çalışmamalıyız. Zira biri öteki değil, benzemesinin de faydası yok..

Derin saygılarımla
sunusy